Web Sayfası ve Vezir-Rezil İlişkisi

Print

 

Bir markanın ilk vitrini: Web Sayfası

Tüketim alışkanlığının dijital ortama kaydığını, en azından karar verme aşamasında internetin yoğun bir şekilde kullandığını artık idrak etmiş olmak gerekiyor. Buradan hareketle tüketiciye ulaşan birincil vitrinin web sayfası olduğunu söyleyebiliriz. Fakat markalarla yaptığımız toplantılarda görüyoruz ki maalesef bu konu hala tam anlaşılmış durumda değil. “Online Reklama Gerçekten Hazır mısınız?”  başlıklı yazımda web sayfası tasarımının önemine, bu basamağı tam ve doğru şekilde çıkmadan hareket etmemek gerektiği konusuna biraz değinmiştim. Bu yazım ise bir web sayfası nasıl olmalı veya olmamalı sorusuna cevap niteliğinde. Aşağıda sayacağım maddeler doğrultusunda kendi web sayfanızı analiz edebilir, eksikleri görebilir veya baştan bir çalışmaya ihtiyacınız olup olmadığına karar verebilirsiniz. Ya da yeni bir web sayfası hazırlığındaysanız bu maddeleri göz önüne alarak yola çıkabilirsiniz.

Genel bir bakış…

Öncelikle şunu bilmek gerekiyor. Araştırmalar sade, kolay anlaşılabilir, rahat gezilebilir, mobil uyumlu ve hızlı  sayfaların tüketiciler tarafından daha çok tercih edildiğini ortaya koyuyor. Kullanıcıya ve markaya rahatsızlık veren yüklerden kurtulmuş, teknik ve tasarım anlamında minimalist olarak hazırlanmış bir web sayfası hız ve etkinlik demek. Bu da rakipler arasından sıyrılabilen bir web sayfası olmak dolayısıyla daha çok satış demek.

Alan adı doğru seçilmelidir.

Web sayfası tasarımının ilk adımı alan adı seçimidir. Sayfanın içeriği ile uyumlu, telaffuzu kolay, Türkçe karakterler içermeyen -ya da mümkün olduğunca az içeren- bir alan adı seçmeye dikkat edilmelidir.

Sayfa içeriği doğru ve üzerinde düşünülerek hazırlanmalıdır.

Ziyaretçiler, kurum/marka güvenilirliğini araştırmak için genellikle hakkımızda-vizyon-misyon kısmını okurlar. Bu içeriğin sade, anlaşılır, kısa ve net cümleler içermesi gerekir. Gereksiz bilgiler, gerçekçi olmayan abartı söylemlerden uzak durulmalıdır. Ürün/hizmet açıklamaları net ve yeterli bilgi içermelidir. Ziyaretçilerin istediğinden fazla veya eksik metinler yorucudur. İletişim bilgileri açık olmalıdır. Adres-telefon-mail adresleri verilmeli hatta harita bilgisi eklenmelidir. Dilbilgisi kurallarına dikkat edilmeli ve özgün bir içerik hazırlanmalıdır. Başka sayfalardan kopyala-yapıştır usulüyle oluşturulan metinler arama motoru çalışması için gelecekte olumsuz sonuçlar doğurur. Yine iyi bir web sayfası özgün görsel içeriğe sahip olmalıdır. Fotoğraf çekimi için bir bütçe yoksa telif sıkıntısı içermeyen stok görseller seçilmelidir. Görseller ve kullanıldığı alan birbiri ile uyumlu olmalıdır.

Web sayfası için amaç ve mesaj net olarak belirlenmelidir.

Web sayfası içindeki her unsur amaca ve mesaja hizmet etmelidir. Amaca ve mesaja yönelik olmayan her şey fazlalık, gerekli olup da bulunmayan her şey ise bir eksikliktir. Örneğin, siz ürün veya hizmetinizi vurgulamak istiyorsunuz ama kullanıcı buna ulaşmak için dakikalar harcıyorsa veya ilk ulaştığı şey sizin referanslarınız veya sosyal sorumluluk projeleriniz ise burada sıkıntılı bir durum var demektir. Gereksiz görseller ve yazılar, saat-tarih-hava durumu bilgi paneli, kullanımını çok nadir tercih ettiğimiz pop-uplar gibi yoran şeyler fazlalıktır. Web sayfasının kamburunu arttırır. Unutmamak gerekir, bir kullanıcı web sayfanızı ziyaret ettiğinde zamanınız sınırlıdır. Bu sınırlı zamana ne sığdırdığınız sayfanın sadeliğini belirler. Gereksiz unsurlarla dolu olan bir sayfada, gerekli olan şeylere yer kalmamış demektir. Gelen ziyaretçiyi ilk anda yakalamak ve sayfada kalma süresini uzatmak gerekir. Yine sayfanın dinamik mi statik mi bir yapıya sahip olacağı kararı  bu amaç ile belirlenir. Gelecekte planlanan işler varsa, sayfa yapısı buna göre şekillenmelidir. Örneğin 1 yıl sonra sayfada bir blog bölümü açma hedefindeyseniz sayfa yapısı buna göre hazırlanmalıdır.

Sayfanın iskelet yapısı doğru planlanmalıdır.

Web sayfası içindeki menüler, kullanıcılar için yol tabelası gibidir. Araç kullanan herkes bilir -ülkemizde örnekleri maalesef çoktur- yanlış veya karışık yol tabelalarının sonu küfür ile biter. Bu nedenle sayfa, gelen ziyaretçiye doğru bir yönlendirme sunmak zorundadır. Sayısı gereksiz derecede çok menüler ve seçenekler kafa karıştırıcıdır. Hangi başlığın hangi menü altında olması gerektiği, menülerin altında bulunan hangi başlığın ana sayfaya ayrıca taşınması gerektiği, sağ-sol alanların -ihtiyaç var ise- hangi içerik doğrultusunda kullanılması gerektiği… Vb. doğru bir iskelet yapısı kurgulamaktan geçer. Kullanıcı dostu olmayan bir yapı, ziyaretçilerin sayfada kaybolmasına üstelik aradıkları şeyi bulamadan sayfadan çıkmasına neden olur. Ziyaretçinin kafasında kalan ve markaya lanet okuyan algı ise cabasıdır.

Estetik görünüm için kreatif bir tasarım yapılmalıdır.

Bir web sayfası tasarımında kullanılan renkler, boşluklar öylesine oluşturulacak unsurlar değildir. Bunlar ziyaretçilerin görsel algısını etkiler. Logonuzun yatay-dikey yapısı bile web sayfası tasarımını şekillendirir. Bazı tasarımlarda yatay bir logo iyi dururken, bazılarında dikey daha iyi durur. Web sayfasına göre logo tasarlanmayacağına göre, logonuza göre web sayfası tasarlanmalıdır. Ya da sayfanın renk skalası logonuzun ve kurumsal kimliğinizin renklerine göre seçilmelidir. Örneğin kırmızı bir logoya pembe, mor veya bordo tonlarında tasarım yapılması nahoş bir görünüme neden olacaktır. Kreatif tasarım, maalesef merdiven altı web tasarımcılarının atladığı bir konu. Teknik altyapısı 10 numara olsa bile sayfa tasarımı estetikten yoksunsa istenilen sonuca ulaşılamayacaktır.

Sayfa hızlı yüklenmelidir.

Ziyaretçilerin sayfaya geldiğinde sınırlı bir zamanı olduğunu söylemiştim. Eğer web sayfası ağır açılıyorsa bu sınırlı zamanı tüketilmiş olur. Bu nedenle sayfada kullanılan görseller, bannerlar, animasyonlar… Vs. uygun ölçeklendirme ile kullanılmalıdır. Aksi durumda, janjanlı bir animasyonla aksiyon yapalım derken 15 sn. açılmayan bir sayfa ile karşılaşırsınız.

Sayfa her bilgisayar her telefon ve her tarayıcıda sorunsuz açılabilir durumda olmalıdır.

İnterneti kullanabildiğimiz cihazlar çok çeşitlidir. Web sayfası ziyaretçileri de bu çeşitli cihazları kullanıyor. Bu nedenle sayfa “responsive” dediğimiz bir yaklaşımla tasarlanmalıdır. Yani her çözünürlükte, her cihazda ve her tarayıcıda sayfa sorunsuz açılmalıdır.

Web sayfası geliştirilebilir yapıda olmalıdır.

Gelişmeye müsait olmayan her şey yok olmaya mahkumdur. Bu, yaşamın kuralıdır. Dijital ortamda bu kural kendini daha fazla hissettirir. Her şeyi tam olan bir web sayfası yapıp, üzerine dantel örtüp camekan vitrininize koyamazsınız. O web sayfasını istikrarlı şekilde artı değer katıp yaşatmanız gerekir. Bahsettiğim bu artı değer, web sayfası düzenli aralıklarla güncellenerek yaratılır. Bu nedenle süs gibi duracak atıl ve aşırı statik bir sayfa tasarımı sizi kısa bir süre sonra çıkmaza sokacaktır.

Web sayfasının sosyal medyaya bakan penceresi olmalıdır.

Sayfanın sosyal medya eklentilerinin olması ve bu kanalların aktif olarak kullanılıyor olması önemlidir. Sosyal medyadaki hareketlilik web sayfasını, web sayfasındaki hareketlilik ise sosyal medyayı besler.

Son sözü Google söyler, sayfa e-SEO optimizasyonu gözeterek tasarlanmalıdır.

Maalesef dijital reklam yapmak isteyen markalarımızda en çok rastladığımız sorun, web sayfalarında e-SEO çalışmasının yapılmamış hatta sayfa tasarlanırken bu konunun esamesinin hiç okunmamış olması. Bir web sayfası, arama motoru mantığını bilen uzmanlar tarafından tasarlanmalıdır. Aksi durumda hiç bir işe yaramayan, milyonlar harcasanız da Google aramalarında 0 etkisi yaşayacağınız bir sayfaya sahip olursunuz. Web sayfası tasarlanırken, amaca ve mesaja hizmet edecek doğru anahtar kelimeler belirlenmelidir. Bu anahtar kelimelere göre içerikler oluşturulmalıdır. Ancak bu şekilde sayfa, arama motorları tarafından indekslenebilir. Yani daha basit söylemek gerekirse indekslenmek, arama motorunun sayfanızı görmesidir. Bahsi geçen e-SEO çalışmasının anahtar kelime seçimi ile sınırlı olmadığını, yukarıda saydığım tüm maddelerin bu konunun bir bölümü olduğunu ve saymadığım daha onlarca teknik detayın mevcut olduğunu söylemeliyim maalesef 🙂

Ama en son sözü uzmanlar söyler 😉

Web sayfası sizin, kendinizi 20-30 sn. içinde anlatmanız gereken vitrininizdir. Maalesef, internet kullanıcısı AVM.lerde saatlerce vitrin gezen tüketici gibi değildir. Bir web sayfası markayı vezir de edebilir, rezil de. Bu nedenle ona değer verin, onu önemseyin, onun gücünün farkında olun, ona gözünüz gibi bakın ve sevgiyle kalın.

 

Ahu Yularcı Recelar