Vizyoner Patronlar ve PR

Marka algısı için gereken çalışmaların yapı taşını oluşturan PR, gücünü ve motivasyonunu vizyoner patronlar dan alır. Bu iş ile ilgili onlarca uzman çalışsa da, en iyi ajanslar seçilmiş olsa da PR enerjisini, dolayısıyla marka algısını şirketin başında bulunan kişi besler.

PR çalışmalarının güdüklüğü vizyoner patronlar tarafından verimli hale getirilir.

Ülkemizde genellikle çıkılan haber sayısının niceliği ile PR çalışmalarının niteliği belirlenir. Bu nedenle de iletişim ajansları daha çok haber çıkarabilmek için canla başla çalışır. Web sayfalarının “basında biz” butonunun altı şişer de şişer. Marka algısı ile ilgili ölçümleme de yapılmadığı için her şey güllük gülistanlıktır, büyük işler başarılmıştır.  Sonra bir gün markayla ilgili veya sektörle ilgili bir kriz patlak verir ve aslında yapılanların ne kadar güdük kaldığı ortaya çıkar.  Tekrar başa dönecek olursak, PR çalışmalarının kısırlığı ve güdüklüğü vizyoner patronlar tarafından verimli hale getirilir.

Rutin PR çalışmaları şirketi geliştirmez.

Basın bülteni yazmak, medyaya bülten servis etmek, basın lansmanı düzenlemek, medya takibi yapmak, bloggerlarla kahvaltı organize etmek, konuşma metni yazmak, basınla yemeğe çıkmak….vb gibi asgari PR çalışmalarını yürütmek üzere yardım alınabilecek birçok ajans mevcuttur.  Bu kısım olmazsa olmazdır ve şirket açısından kısa sürede rutine ve düzene girer. Fakat tüm şirketler aynı asgari rutine tabii olduğu için şirketi geliştirecek olan kısım bu değildir. Önemli olan, patron açısından vizyonu geliştirmektir, PR’cı açısından ise bu vizyonu somutlaştıracak projeler üretmektir.

Vizyonlar patronlar nasıl oluşur?

Peki bu vizyon nasıl gelişir? Çok çok detaylı ve yönlü bir konu olmasına rağmen, bir patronun PR yönetimi açısından ufkunu nasıl açacağının belli başlı yöntemleri şunlardır:

1.

Patron, birçok noktadan beslenmelidir. Diğer ülkelerde, sektörlerde ve rakiplerde ne tür PR çalışmaları yapıldığı, yapılan çalışmaların nasıl sonuçlar yarattığı vizyonun şekillenmesi için ilham kaynağı olacaktır.

2.

Patron, kendisine rehber olabilecek bir  danışman ile çalışmalıdır. Bu şekilde susması gereken ya da konuşması gereken, sadece görünmesi gereken ya da görünmemesi gereken yerler ve temas etmesi gereken ya da asla temas etmemesi gereken kişiler konusunda doğru kararı alabilir.

3.

Patron, kendisinin, şirketin, sektörün ve hatta ülkenin karşılaşabileceği krizlerle ilgili senaryolar ve yol haritaları hazırlatmalıdır. Olası bir kriz durumunda nasıl davranılması ve konuşulması gerektiği konusunda güvenlik görevlisinden çaycısına, mavi yakalısından beyaz yakalısına kadar tüm çalışanlarını bilgilendirebilecek bir İK yapılanmasını sağlamalıdır.

4.

Patron, şirket itibarı ve marka algısı ile ilgili piyasa araştırmaları yaptırmalıdır. Hedef kitleyi çok iyi incelemeli ve onlarla temas edebilmenin yollarını bulmalıdır.  Müşterilerini kâğıt üzerinde değil, yaşayarak öğrenmelidir.

5.

Patron, etkileşime açık olmalıdır. STK’lar, dernekler, üniversiteler ile kalıcı ilişkiler sürdürmelidir. Bu kurumları beslemeli, bu kurumlardan beslenmelidir. Hatta bir patron, kendi şirketini ilgilendiren spesifik bir derneğin kuruluşu için ön ayak olmalıdır.

6.

Patron, ilişki yönetimi konusunda uzman olmalıdır. Çevre edinmeye önem vermeli, etkin şekilde kulis yapabilme becerisine sahip olmalıdır.

Vizyoner patronlar kriz zamanlarının koruyucu kalkanıdır.

Nitelikli PR çalışması dolayısıyla vizyoner patronlar, kriz zamanlarında marka algısını koruyucu kalkan gibi saran güçtür. Nitelikli PR’a yayımlanmış haberlerin sayısı ile değerleme yapılamaz. Her geçen gün güçlenen, sarsılmaz bir marka algısı oluşturabilmek için gereklidir nitelikli PR çalışması. Konusunda uzman deneyimli kişiler tarafından altyapı oluşturulur, analizler yapılır, projeler üretilir. Ama son kertede şirketine ve müşterisine tamamıyla hakim patronlardan ilham alarak parlar nitelikli PR.

 

Ahu Yularcı Recelar

İletişim Cini Reklam Ajansı, Kurucu