Modern Zaman Hippileri: Y Kuşağı

Y_Generation

Y Kuşağı hakkında, 2013 Mayıs’ında gerçekleşen Gezi Parkı protestoları sonrasında sıkça yazılıp çizilmiş, türlü türlü analizler yapılmıştı.  Çocuğunun peşinden sokağa çıkıp slogan atan annelerden siyasi partilere kadar pek çok kurum ve kişi kendinde bir revizyona gitmişti. Bu süreçten sonra en köklü jargon ve gözlük değişikliği ise pazarlama dünyasında ve dolayısıyla markalarda gerçekleşti. Fakat aradan yaklaşık 2,5 sene geçmiş olmasına rağmen özellikle orta ölçekli firmalarda bu kuşağın öneminin hala anlaşılmamış olduğunu gözlemliyorum. Dolayısıyla Y Kuşağı’nın özelliklerini hatırlatmakta fayda gördüm.

2018’de çalışan ve para harcayanlar Y kuşağı olacak

1980-2000 yılları arasında doğan bu kuşak Türkiye nüfusunun yaklaşık %25 ini oluşturuyor. 2025 de ise nüfusun %60 nın bu kuşaktan olacağı öngörülüyor. Bu iki bilgiyle bile markaların gelecekte var olabilmesinin, şimdiden ayağını denk almasına bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Özgürlüğüne düşkün, teknolojiye tutkun, otoriteye meydan okuyan bu kuşak ailesini ve patronunu bile sorgulama cesaretinde iken evet efendim, marka olarak ayağımızı şimdiden denk almalıyız. Hedef kilesi zaten Y Kuşağı olan markalar çoktan işin ciddiyetine vardı. Fakat asıl para gücüne sahip X kuşağına mal/hizmet satan, 3 yıl sonrasına şimdiden yatırım yapan marka çok az. Unutmamak gerekir ki 2018’de çalışan ve para harcayan kesimin çoğunluğunu Y kuşağı oluşturacak.

Ben Y Kuşağı; Z’nin ebeveyni, X’in çocuğu, geleceğin para sahibi

Beklemeye tahammülü olmayan sabırsız bu kuşağın bireylerinin %97’si akıllı telefona sahip ve sosyal medyayı nefes alır gibi kullanıyor. Markalar açısından sadakat duygusuna sahip olmayan bu modern hippilerin markalara verdiği mesaj şu: “Ben Y Kuşağı; Z’nin ebeveyni, X’in çocuğu, geleceğin para sahibi… Hata yapma!”

Ama arkalarında iz bırakıyorlar 😉

Biraz tehdit gibi görünse de, ironik olarak Y Kuşağının kendi alet edevatı bize yardımcı oluyor. Özel hayatını cüretkar şekilde sosyal medyada paylaşan, kredi kartı harcaması yapan, çekilişler için formlar dolduran…. Y Kuşağı ardında bizim için yol haritası şeklinde iz bırakıyor çünkü. Bu izden hareketle pazarlama stratejisine yön verebiliriz.

Y Kuşağı ile iletişime geçmenin keskin bir formülü yok. Sosyal medyanın iki yönlü iletişim gücünü iyi kullanıp onlara deneyim sunmak kabaca özet bir cümle olabilir.

Özellikleri neler?:

**Özgür ruhludur, otoriteyi sevmez ve sorgulayıcıdır.

**İnterneti bir numaralı iletişim aracı olarak kullanır, teknolojiyi sever.

**Bireycidir, marka sadakati yoktur.

**Kendine güvenir, değer verir.

**Sabırsız ve acelecidir.

**Hıza önem verir, bürokrasiyi ve uzun süreçleri sevmez.

**Girişimci ruhludur.

**Esnek çalışma saatlerinde daha verimli olur.

**Az zamanda iyi iş çıkarmaya odaklıdır.

**Hızlı düşünür.

**Alışverişi ihtiyaç olarak değil, sosyal aktivite olarak düşünür.

**Markalarla arkadaş gibi iletişimde olmayı ve onlara tavsiyelerde bulunmayı sever.

**Satın alma kararına etki eden duygusal motivasyon deneyim yaşamaktır.

**Ürün/hizmet satın almadan önce mutlaka arama motorunu kullanır. Sonrasında ise internete yorum bırakır.

Yolu pazarlamadan geçen herkes bir gün Y Kuşağı ile karşılaşacak.

Hedef kitle olarak her markanın öyle ya da böyle bilmek ve anlamak zorunda olduğu Y Kuşağını iletişim stratejimizde mihenk taşı olarak konumlandırmaktan başka çıkar yol yok. Zira yol, bugün yarın kesişecek Y Kuşağı ile.

Ahu Yularcı Recelar